28 Haziran 2013 Cuma

Gezi Parkı Direnişi - Tek Umudum Çocuklar



Ağaçla başladı her şey. Şimdi bakınca ne kadar basit geliyor. O zaman da basitti gerçi. Ağaç...
Artık "ağaç" deyince de doluyor gözlerim.

"İnsan" korumak istedi onu. Duyarlı her insanın yapabileceği gibi... Yaradılanı seven her insanın... Sevgisi lafta kalmayan her insanın...! Sevgisini göze sokup, başa kakıp kullananların değil...!

Şiddetle devam etti sonra. Doğayı seven insanlara gösterilen, amansız, orantısız şiddet...

Korku basmıştı çünkü yöneticileri. Aylar öncesinden istihbaratı alınmıştı bunun, diyenler de vardı. Tuzakmışçasına bu, ülkeyi bölmek için... Sanki hiç bölünmemişiz gibi, aynı "korkan" insanlar tarafından on yıllar boyunca...

Kullananlar oldu bu durumu. İçten,dıştan... Elbette ki olacaktı. Olmamasını beklemek aptallıktı zaten. Aptallığın en büyüğüyse onlara fırsat vermekti aslında. Olayları körükleyerek...

Herkes görmek istediği taraftan baktı. Direnişin içine gir(e)meyen herkes... Kendini kimlere yakın hissettiyse olanları onların gözüyle görmeyi tercih etti. Kendisi ne olmasını istiyorsa ona inandı. Barış isteyen barışa, savaş isteyen savaşa...

Çok az insan barış istedi. Çok az insan... Ve çok az insan inandı buna. Çok az insan "Herkese Özgürlük" dedi. Sadece Gezi ruhunu yaşayıp taşıyabilenlerdi "bunlar". Sokaktaysa, insanlar bölündü. Bir kez daha... Tekrar tekrar... Yine...

İnsanlar nefret yüklü! Derin bir nefes aldıktan sonra, sakince, yavaşça tekrar okuyun bir önceki cümlemi. Ne yazık ki doğru bu. Ayrımcılığa uğramış çoğu insan nefret yüklü bu dünyada. Sürekli kendi ezilmişliğinin hıncını almaya çalışıyor diğerlerinden. Unutmuyor. Affetmiyor. İyi niyetli olabileceklerine inanmıyor. Güvenmiyor.

Tek umudum çocuklar. Onlar bilmez ne ayrımcılığı, ne savaşı, ne korkuyu... Biz öğretiriz onlara tüm kötülükleri. Biz sokarız onların dünyalarına olumsuz tüm duygu-düşünceleri. Biz kötüleştiririz onları da. Kendimize benzetiriz.

Tek umudum çocuklar. Onların dünyasını ne kadar "iyi" tutarsak o kadar adil, barışçıl, canlıya-çevreye duyarlı olurlar. Biz onlara yalnızca iyiyi, güzeli gösterip, onları da iyiye, güzele teşvik edersek umut var. Kendi pisliklerimizle pisletmezsek onların dünyalarını da, onlar kuracaklar hakikaten "iyi" bir dünya.

Yoksa benim kalmadı hiç umudum. Büyük adamların dünyasından bıktım artık. Bu koca insanların oyunlarından bıktım artık. İnandığım, güvendiğim insanların fos çıkmasından bıktım.

Yine de umutlanmak istiyorum, doğru. Ama...

Hiçkimseden yana yok umudum, çocuklardan başka. Hiçkimse gözüme "iyi" gözükmüyor artık, çocuklardan başka. Hiçkimse güldüremez yüzümü artık, çocuklardan başka. Çünkü hiçkimseye güvenemiyorum artık, çocuklardan başka.

Tek umudum çocuklar.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...